Türkiye’de kenevir: Anadolu’dan bugüne tarih, üretim ve mevzuat
Kenevir Anadolu’da yüzyıllar boyunca kendir adıyla lifi için ekildi. Tarihlendirilmiş en eski buluntu Gordion’daki MÖ 8. yüzyıla ait urgan kalıntılarıdır; Osmanlı döneminde Karadeniz kazaları donanmaya halat ve yelken için kendir verdi; Cumhuriyet döneminde devlet Taşköprü’de fabrika kurdu. Bugün ekim, 2026 yönetmeliğinin saydığı 21 ilde izinle yapılıyor.
Kısaca
- Anadolu’daki tarihlendirilmiş en eski kenevir buluntusu, Gordion’daki MÖ 8. yüzyıla ait kendir urgan kalıntılarıdır.[1][2]
- Osmanlı döneminde Samsun’a bağlı dokuz kaza donanmaya her yıl yaklaşık 285.600 kg kendir verirdi.[5]
- Ekim alanı 1981’de 9.000 hektarla son zirvesini gördü, 2014’te 2 hektara indi.[1]
- Lif, tohum ve sap amaçlı ekim 1990’dan beri izne bağlı; bugünkü kurallar 31 Ocak 2026 tarihli yönetmelikte.[9][16]
Sık sorulan sorular
Anadolu’da kenevirin bilinen en eski izi nedir?
Osmanlı döneminde kenevir nerede yetiştiriliyordu?
Türkiye’de kenevir ekimi yasaklandı mı?
Taşköprü kendir fabrikası ne zaman kuruldu?
Bugün Türkiye’de kaç ilde kenevir ekilebilir?
Adlar: kendir, kenevir, çedene
Türkiye’nin pek çok yerinde kenevir ile kendir aynı bitkiyi anlatır; kenevirin tohumuna Anadolu’da yaygın olarak çedene denir.[1] Tarihî kayıtlar çoğunlukla kendir adını taşır ve lif için yetiştirilen bitkiyi anlatır. Yörelere göre değişen adlar yöresel adlar maddesinde, adın kendisi kendir nedir sayfasında.
Tarih öncesi ve Antik Çağ
Göl çökellerinde kenevir poleni
Söğüt bataklığı ve Beyşehir Gölü’nden alınan karotlarda polen analizi, insan eliyle değişen bir bitki örtüsü evresi gösterdi; bu evre Beyşehir İskân Evresi adıyla anılıyor ve Pisidya göller bölgesinde başka birçok noktada da kayıtlı. Bu evrenin polen diyagramlarında Cannabis poleni yer alıyor. Polen yalnızca cins düzeyinde tanımlanabildiği için bu kaydın lif için mi başka bir amaçla mı yetiştirilen bitkiden geldiği ayırt edilemiyor. Evrenin son bölümü (MS 4.-7. yüzyıl) Doğu Roma’nın Anadolu eyaletleriyle örtüşüyor.[3]
Asur kayıtları
İkincil kaynaklar Asurluların MÖ 900’lerde keneviri çeşitli biçimlerde kullandığını aktarıyor.[1] Asur çivi yazılı metinlerinde geçen bitki adlarından hangisinin kenevire karşılık geldiğini gösteren bir sözlük kaydı bu arşivde doğrulanmadı; bilgi ikincil kaynaktan aktarılıyor.
Hitit dönemi
Türkçe tarım literatüründe Hitit döneminde kenevir yetiştiriciliği yapıldığına dair bulgulardan söz ediliyor.[1] Bu bilgiye dayanak olan birincil arkeolojik ya da yazılı kaynak bu arşivde doğrulanmadı.
Frig başkentinde kendir urgan
Frig başkenti Gordion’da kendirden yapılmış urgan kalıntıları bulundu.[1] BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin yayını, Gordion’daki MÖ 8. yüzyıla tarihlenen buluntuları kenevirin Karadeniz’in kuzeyinden İskit göçleriyle batıya yayıldığının kanıtı olarak gösteriyor.[2]
Herodotos’un Traklar için yazdıkları
Herodotos, İskit topraklarında yetişen kenevirin ketene benzediğini, ondan kalın ve iri olduğunu yazar; Trakların bundan ketene benzer giysiler yaptığını, kenevir tanımayanların bu giysileri keten sanacağını ekler.[1] Trakya’nın bir bölümü bugün Türkiye sınırları içindedir.
Dioskorides: sağlam halat bitkisi
Kilikya’daki Anazarbos’ta doğan Dioskorides, De Materia Medica’da kenevir için çok sağlam halat bükmeye yarayan bir bitki der. Eser Anadolu’da yazılmış en eski bitki tanımlarından biridir.[4]
Bizans ve Selçuklu dönemleri
Beyşehir İskân Evresi’nin son bölümü dışında, Bizans ve Selçuklu dönemi Anadolu’sunda kenevir ekimine dair bir kayıt bu arşivde doğrulanmadı. Bu bir yokluk kaydıdır.
Osmanlı dönemi
Tahrir defterlerinde kendir
Tahrir defterlerine göre Kastamonu yöresindeki kendirin 1486’da yaklaşık %93’ü, 1560’ta %98’i Taşköprü’den geliyordu; tahmini üretim yaklaşık 5.250 kg’dan 46.500 kg’a çıktı. Bu, arşivdeki en eski sayısal kendir kaydıdır.[5]
Tersane için kendir
Samsun’a bağlı dokuz kaza ocaklık olarak doğrudan Tersâne-i Âmire’ye bağlıydı ve donanmaya her yıl yaklaşık 5.100 kantar (285.600 kg) kendir verirdi. Ekim en yoğun Çarşamba, Terme, Ünye, Taşköprü, Ordu ve Giresun’daydı.[5] Aynı yüzyılda Canik Sancağı’nda bir kendir eminliği kuruldu; Kastamonu’da Kanuni döneminde donanma için kendir ekilip halat ve ip yapılıyordu.[1]
Evliya Çelebi’nin Samsun’u
Evliya Çelebi Seyahatname’de Samsun halkının gemicilik ve kendircilikle uğraştığını, gemi palamarları için kendir ipinin “bütün dünyaya buradan gidecek kadar” çok olduğunu yazar.[1]
Batı Anadolu’da urgancılık
1800’lerin ortalarında Ödemiş’te kenevir, toplam bitkisel üretimin %23,3’ünü oluşturuyordu; urgancılık yörenin başlıca işlerinden biriydi.[1]
Sergi-i Umumi Osmani
Sultanahmet’teki Sergi-i Umumi Osmani’nin tarım bölümünde imparatorluğun çeşitli yerlerinden kenevir örnekleri sergilendi. Dönemin gazetesine göre Kayseri kenevir tohumunun okkası 4 kuruşa satılıyordu.[1]
İlk vilayet istatistikleri
Osmanlı tarım istatistiklerine göre üretimin büyük bölümü lif içindi. Başlıca üreticiler Trabzon, Kastamonu, Amasya, Samsun, Tokat ve Rize’ydi; İzmir ve Siverek de kayda değer miktar üretiyordu. 1914’te lif üretimi 3.945 ton, tohum üretimi 1.025 tondu.[1]
Batı Karadeniz’den sonra ikinci merkez
İzmir ardındaki Küçük Menderes havzası, Batı Karadeniz’den sonra ikinci kenevir üretim merkeziydi. Üretim Tire ve Ödemiş çevresinde toplanıyor, urgan ayrı bir pazar oluşturuyordu.[7]
Cumhuriyet dönemi
Aile işletmelerinde kendir
Kastamonu, Cumhuriyetin ilk yıllarında kendir üretiminin en yüksek olduğu ildi. Üretim hane halkının ortak emeğiyle küçük aile işletmelerinde yapılıyordu ve 1950’ye kadar büyük ölçüde geleneksel kaldı.[6]
Zhukovsky’nin Anadolu keneviri araştırması
Sovyet botanikçi P. Zhukovsky başkanlığındaki heyet Türkiye’den 132 kenevir örneği topladı ve Anadolu keneviri için altı tip tanımladı. Ekimin en yoğun olduğu yerler Kastamonu, Çankırı, Çorum, Balıkesir ve Aydın; en düzenli yöreler Tire ve Ödemiş olarak kaydedildi. Kayseri ve Konya’da çeşitlilik zengindi; yağ oranı en yüksek tohumlar Burdur (%39,8) ve Kastamonu’dan (%39,9) geliyordu.[1]
2313 sayılı Kanun
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun, lif, tohum, sap ve benzeri amaçlarla kenevir yetiştiriciliğini kontrole bağladı. Aynı yıl hazırlanan bir raporda, Türkiye’de yetişen kendirin Rusya’dakinden kaliteli olduğu ama bundan çoğunlukla kaba ip ve urgan yapıldığı belirtildi.[1]
Sümerbank Kendir Fabrikası
Sümerbank, Taşköprü’de kendirin havuzlanması ve soyulması için bir fabrika kurdu. Temel 2 Haziran 1945’te atıldı; fabrika 9 Nisan 1947’de deneme işletmesine açıldı.[6][8] Kapasitesi 4 bin ton çubuk kendirdi. Bir kaynak, fabrikanın tam kapasiteyle çalışamadığını ve 1951’de faaliyetini sonlandırdığını yazıyor;[1] bir başka kaynak 1990’ların ikinci yarısına kadar varlığını sürdürdüğünü kaydediyor.[8] Ayrıntı fabrika maddesinde.
Kendir Sanayi Müessesesi
Kastamonu’da inşasına başlanan Kendir Sanayi Müessesesi’nde tarım ürünleri için çuval yapıldı; Hindistan’dan jüt ithalatı daha ekonomik olunca yerli kendirden üretim bırakıldı.[1]
Tek Sözleşme’ye taraf olunması
Türkiye, 1961 tarihli Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Maddeler Tek Sözleşmesi’ne 21.12.1966 tarihli ve 812 sayılı Kanun ile taraf oldu.[9]
Kooperatiften fabrikaya
1970’te Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi kuruldu; 1984’te yıllık 1.000 ton kapasiteli Gümüşhacıköy Kendir Fabrikası açıldı, 118 kişi çalıştı ve ihracat yapıldı. İşletme 1986’da özelleştirildi, bir süre sonra kapandı.[1]
SEKA kâğıt fabrikası
1976’da Taşköprü’de SEKA tarafından bir kâğıt fabrikası kurulmasına karar verildi; fabrika 1984’te faaliyete girdi.[11]
Son zirve
1975-2017 serisinde ekim alanı en yüksek değerine 1981’de, 9.000 hektarla ulaştı; aynı yıl lif üretimi 12.000 tondu. Tohum üretimi en yüksek değerini 1979’da 5.000 tonla gördü.[1]
İzin rejimi
2313 sayılı Kanun’un 23. maddesi 23 Mayıs 1990’da değiştirildi: lif, tohum, sap ve benzeri amaçlarla kenevir ekimi Tarım Bakanlığı’nın iznine bağlandı.[9] Ardından 21 Ekim 1990 tarihli ve 20672 sayılı Resmî Gazete’de Kenevir Ekimi ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik yayımlandı.[10] Aynı yıl ekim alanı 2.500 hektardı; bunun 1.246 hektarı Kastamonu’daydı.[1]
En düşük nokta
Ekim alanı 2014’te 2 hektara indi. 2017’deki 7 hektarın tamamı Samsun’un Vezirköprü ilçesindeydi.[1]
Yeni yönetmelik
29 Eylül 2016 tarihli Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik yayımlandı ve 1990 yönetmeliğini yürürlükten kaldırdı.[10] Yönetmelik 19 ilde izinli ekime olanak verdi.[1][11]
İlk tescilli yerli çeşitler
Vezir ve Narlı adlı iki yerli kenevir çeşidi tescillendi.[12] Aynı yıl Sivas izinli iller listesine eklendi.[13]
Konya ve ilaç amaçlı yetiştiricilik
Konya izinli iller listesine 21. il olarak eklendi.[14] 13 Eylül 2024’te İlaç Etkin Maddesi Üretimi Amaçlı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik yayımlandı.[15] TÜİK verisine dayanan habere göre 2024’te lif amaçlı ekim alanı 8.845 dekar, tohum amaçlı alan 7.206 dekar, lif üretimi 1.216 tondu.[17]
Bugünkü kurallar
31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayılı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik izin kurallarını baştan yazdı; 2016 ve 2024 yönetmeliklerini yürürlükten kaldırdı. Lif, tohum ve sap üretimi yönetmelikte sayılan 21 ille sınırlı.[16] Ayrıntı ekim izni sayfasında.
Geleneksel hasat ve işleme
Anadolu’da üretim amacına göre üç hasat usulü kaydedildi. Kastamonu-Şanlıurfa usulünde lif için erkek ve dişi bitkiler birlikte biçilir. Gümüşhacıköy usulünde tohum için dişilerin olgunlaşması beklenir; bu usulde lif kalitesi düşer. Ünye-Fatsa usulünde hem lif hem tohum alınır: önce olgunlaşan erkekler, sonra dişiler biçilir.[1]
Lif için sökülen saplar tarlada 5-6 gün kurutulur, 15-25 saplık bağlar hâlinde dere, göl ya da taşla örülü kuyularda suya yatırılır. Bu havuzlama su sıcaklığına göre 10 gün ile 1 ay sürer. Ardından saplar soyulur, lif taranıp balyalanır; sapın yaklaşık %16-18’i lif olarak çıkar.[1]
Yöresel ürünler
Kenevir lifi pek çok geleneksel dokumanın hammaddesiydi: Rize’de feretiko adıyla bilinen bez ve Bitlis ile Van’da yapılan, harik adlı yöresel ayakkabı bunlardandır. Kastamonu, Samsun, Gaziantep ve Şanlıurfa’da geleneksel kendircilik ve urgancılık az sayıda ustayla sürüyor.[1] Yöre bazında ayrıntı Taşköprü ve Vezirköprü maddelerinde.
Kaynaklar arasındaki farklar
- 1913 toplam alanı. Kaynakta 1913 toplamı 67.381 ha olarak yazılıyor; aynı tablodaki il satırlarının toplamı yaklaşık 6.738 ha ediyor. Bu yüzden bu sayfada 1913 toplam alanı verilmedi.[1]
- Taşköprü fabrikasının yılları. Kuruluş yılı 1946 ya da 1947, kapanış 1951 ya da 1990’ların ikinci yarısı olarak geçiyor.[1][6][8]
- 1990 yönetmeliğindeki il sayısı. Bir kaynak 20 il, bir başkası 18 il yazıyor; 2016 yönetmeliği için iki kaynak da 19 il veriyor.[1][11]
- 1949 ve 1971. Bazı kaynaklar bu yıllarda ekimin sınırlandığını ya da yasaklandığını yazıyor; bu ifadeler bu arşivde bir mevzuat metnine bağlanamadı.[1][9]
Bu sayfa kenevirin lif, tohum ve tarım tarihini kapsar. Bütün sayılar ve dönemleri kronoloji sayfasında, güncel üretim ve mevzuat ise Türkiye ülke profilinde güncel tutuluyor.
Kaynakça
Metin içindeki numaralar aşağıdaki künyelere karşılık gelir. Hakemli yayınların yanında üniversite, kamu kurumu ve uluslararası kuruluş yayınları da kullanıldı.
- Taşlıgil, N. ve Şahin, G. (2019). Türk tarım hayatında kenevir / kendir (Cannabis sativa L.) yetiştiriciliğinin yeniden başlaması ve yaşanan gelişmeler. 1. İstanbul Uluslararası Coğrafya Kongresi Bildiri Kitabı, s. 456-478, İstanbul University Press (Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi) doi:10.26650/PB/PS12.2019.002.045
- Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) (1997). Cannabis as a licit crop: recent developments in Europe. Bulletin on Narcotics, 1997, sayı 1
- Late Antique Archaeology (2018). Revisiting the Beyşehir Occupation Phase: Land-Cover Change and the Rural Economy in the Eastern Mediterranean During the First Millennium AD. Late Antique Archaeology 11(1), Brill
- Pedanius Dioskorides (MS 1. yüzyıl). De Materia Medica, III. kitap, “kannabis” maddesi. İngilizce çeviri: Beck, L. Y. (2005), Olms-Weidmann, Hildesheim
- Taştemir, M. (2003). Karadeniz Bölgesinde Kendir-Keten Üretimi ve Kullanım Alanları (XV. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl ilk yarısı). Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 8: 1-24
- Ceylan, O. (2021). Cumhuriyetin İlk Döneminde Geleneksel Bir Ürün: Kastamonu Kendirinin (Kenevir) Tarihsel Gelişimi (1923-1950). Belgi Dergisi 22: 195-218 (Pamukkale Üniversitesi)
- Ceylan, O. (2022). Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Batı Anadolu'da Ziraat ve Toplum: Küçük Menderes Havzası'nda Kenevir Üretimi (1913-1950). Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi 39(2): 448-463 doi:10.32600/huefd.1011345
- Akın Yalçın, Y. (2025). Devletçilikten Özelleştirmeye Kastamonu’da Bir “Milli Fabrika”: Taşköprü Kendir Sanayi Müessesesi. Çalışma ve Toplum 1(84): 263-284 doi:10.54752/ct.1623996
- İstanbul Aydın Üniversitesi (t.y.). I. ve II. Endüstriyel Kenevir Forumu. Üniversite yayını; 2313 sayılı Kanun m. 23 (değişik: 23/5/1990-3652/1) ve 1961 Tek Sözleşmesi’ne taraf olunması (812 sayılı Kanun, 21.12.1966) metinleri
- T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (2016). Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik. Resmî Gazete, 29 Eylül 2016, sayı 29842; m. 15 ile 21/10/1990 tarihli ve 20672 sayılı Kenevir Ekimi ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı
- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (2019). Kenevir ve Üretimi Üzerine Bir Değerlendirme. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
- Anadolu Ajansı (2021). Kenevirde 'Vezir ve Narlı' adlı iki yeni tohum çeşidi tescillendi. Anadolu Ajansı, 8 Nisan 2021
- T.C. Sivas Valiliği (2021). Kenevir Ekimi Sivas Tarımına Güç Katacak / Sivas'ta 170 Dekar Alanda Kenevir Ekimi Başladı. Sivas Valiliği kurumsal duyuruları
- Yeni Meram (2024). Konya'ya kenevir yetiştiriciliği için izin çıktı. Yeni Meram, 18 Nisan 2024
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (2024). İlaç Etkin Maddesi Üretimi Amaçlı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 13 Eylül 2024, sayı 32661 — 31.01.2026 tarihli yönetmelikle yürürlükten kaldırıldı
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (2026). Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik. Resmî Gazete, 31 Ocak 2026, sayı 33154; dayanak: 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun m. 23
- Anadolu Ajansı (2025). Stratejik ürün kenevirde hem üretim hem verimlilik artıyor. Anadolu Ajansı, 7 Mayıs 2025 — TÜİK verilerine dayanan haber