Ara⌘K TR

Genel bakış · KF-BAK-014

Türkiye'de kenevirin tarihi: Kastamonu, Taşköprü ve devlet eliyle sanayileşme

Türkiye'de kenevirin adı uzun süre kendirdi ve bir uyuşturucu tartışması değil, bir lif sanayii meselesiydi. Bu sayfa o sanayinin kurulma ve sönme hikâyesini kaynaklara bağlı olarak izliyor.

7 bölüm6 bağlı sayfaGüncelleme: 2026-10-15
Geleneksel yöntemle kendir ipi büken bir usta
Geleneksel kendir ipi yapımı: lif demetleri uzun bir hat boyunca gerilip bükülerek ipe dönüştürülür.Turpcan / Wikimedia Commons · CC0

Kısa cevap

Kenevir Türkiye'de geleneksel olarak Kastamonu başta olmak üzere Karadeniz'de üretildi. Devletin ilk yatırımı, Sümerbank'ın Taşköprü Kendir Fabrikası oldu; temeli 1945'te atıldı, fabrika 1947'de deneme işletmesine açıldı. Fabrika 4 bin ton çubuk kendir işleme kapasitesine sahipti, ancak bölgede 16-24 bin ton üretim olmasına karşın çeşitli nedenlerle kapasitesinin yarısı kadar kendir alabildi. 1976'da Taşköprü'de SEKA tarafından kâğıt fabrikası kurulmasına karar verildi, fabrika 1984'te faaliyete girdi. Üretim son yıllarda çok düşük düzeye indi.

Önce isim: kendir

Türkçede kenevir yerine kendir adı kullanılır ve tarihsel kayıtlar çoğunlukla bu adı taşır. Kendir, dar anlamıyla kenevir bitkisinin sapından çıkarılan lifin adıdır; yaygın kullanımda bitkinin kendisini de karşılar.

Bu ayrım tarih okurken önemlidir: arşiv belgelerinde ve gazete haberlerinde geçen "kendir", lif için yetiştirilen endüstriyel keneviri anlatır. Bugünkü kamuoyu tartışmasının konusu olan bitkiyle aynı türden olsa da amacı ve çeşidi başkadır.

Osmanlı döneminde üretim coğrafyası

Osmanlı topraklarında kenevir ağırlıklı olarak Karadeniz bölgesinde ekildi. Sinop, Kastamonu, Taşköprü ve Vezirköprü, ekimin yanında işlemenin de yapıldığı yerlerdi: köylüler mahsulün bir kısmını pazarlar, kalanını kış aylarında evlerinde bez, sicim, urgan, halat ve çuvala dönüştürürdü. Bu düzen bölgede küçük aile imalathaneleri doğurdu.

Kastamonu ve çevresi üretim bakımından öne çıkıyordu. Gök Irmak çevresindeki verimli araziler ve nehrin vadilerle birleştiği bölgeler kendir ile ketenin başlıca ekim alanlarıydı.

Cumhuriyetin ilk yılları

Kastamonu, Cumhuriyetin ilk yıllarında kendir üretiminin en yüksek olduğu ildi ve coğrafi koşulları üretime elverişliydi. Buna karşılık ekimden hasada ve işlemeye kadar üretim biçimi 1950'ye kadar büyük ölçüde geleneksel kaldı.

Belgi Dergisi'nde yayımlanan çalışma bu dönemi inceliyor ve tabloyu şöyle özetliyor: kendir, hane halkının ortak emeğiyle küçük aile işletmelerinde üretilen bir üründü; el tezgâhında dokunan geleneksel köy sanatının ötesine geçemedi ve katma değerli bir üretime dönüşemedi. Kastamonu kendir lifi çok kaliteliydi, ancak bölge halkının sermayesi yetersizdi ve nakliyat sıkıntısı vardı; bu durum üretimin ve işlemenin modern tekniklerle yapılmasını engelledi.

Dönemin üretim koşullarında bir dekar kendir tarlasına serpme olarak 4-5 kg tohum ekiliyor, ortalama 80-125 kg arasında elyaf alınıyordu. Sıralı ekimde 8-10 kg tohum kullanılıyordu, ancak o yıllarda serpme ekim daha yaygındı.

1945-1947: Taşköprü Kendir Fabrikası

Kenevir üretiminin değerlendirilmesi amacıyla kamu tarafından yapılan ilk yatırımlar Kastamonu'da gerçekleşti. Bunların ilki, bölgede üretilen kendirlerin havuzlama ve soyma işleminin yapılması amacıyla Sümerbank tarafından kurulan Taşköprü Kendir Fabrikasıdır. Bu çalışma kuruluş yılını 1946 olarak veriyor; gün ve ay belirten fabrika maddesindeki kaynağa göre temel 2 Haziran 1945'te atıldı, fabrika 9 Nisan 1947'de deneme işletmesine açıldı.

Taşköprü'nün seçilmesinin nedenleri arasında Sulukese Gölü'nün kükürtlü suyunun lifler üzerindeki olumlu etkisi sayılıyor. Havuzlama, sapın kabuğundaki lifi iç odundan ayırmak için mikroorganizmaların pektini parçalamasına izin verilen süreçtir ve suyun bileşimi sonucu doğrudan etkiler.

Fabrikanın kapasitesi 4 bin ton çubuk kendirdi. Bölgede 16 bin ile 24 bin ton arasında üretim olmasına karşın fabrika, çeşitli nedenlerle kapasitesinin ancak yarısı kadar kendir alabildi. Devletçilik politikaları kapsamında önemli bir girişim olmasına rağmen tesis uzun ömürlü olmadı.

1976-1984: kâğıt yolu

Kendir üretimini olumsuz etkileyen gelişmeler, İzmit'te kurulu SEKA'ya ait fabrikaya kâğıt üretiminde kullanılmak üzere kendir alınmaya başlanmasıyla bir ölçüde telafi edildi.

1976'da Taşköprü'de SEKA tarafından bir kâğıt fabrikası kurulmasına karar verildi; fabrika 1984'te faaliyete girdi. Kenevir lifinin kâğıt sanayiindeki yeri arşivde kağıt ve selüloz derlemesinde ayrıca ele alınıyor.

Kendir ne için kullanılıyordu

Kenevir sapından elde edilen lifler pamuk ve ketenden elde edilenlere göre daha sağlamdır, ancak daha kabadır. Bu nedenle geleneksel kullanım alanı dokuma kumaştan çok halat, ip, sicim, urgan ve balık ağıdır.

Bunların yanında çuval, yelken ve çadır bezi, araba, vapur, vagon ve askeri top örtüleri gibi dayanıklı malzemeler yapımında kullanılmıştır. Lifin sertliği sorunu ve tekstilde yumuşatma işlemleri kenevir tekstili maddesinde ele alınıyor.

Bugünkü durum

Kamuoyunda kenevir üretiminin yasak olduğu yönünde bir izlenim bulunmakla birlikte, Türkiye'de her dönem kenevir üretimi yapıldığı görülmektedir. Buna karşılık üretim son yıllarda çok düşük düzeye inmiştir.

Ziraat Mühendisleri Odası'nın 2019 tarihli değerlendirmesi, geleneksel üretim ili olan Kastamonu'da o tarihten önceki on yıl boyunca üretim yapılmadığını bildiriyor. Samsun'da üretimin geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında bir miktar üretim gerçekleştirilmiştir.

Güncel ekim alanı ve üretim rakamları bu arşivde henüz doğrulanmış bir resmi kaynağa bağlanmadı; sayı yayımlanmıyor.

Sık sorulan sorular

Türkiye'de kenevir üretimi hiç yasaklandı mı?

Ziraat Mühendisleri Odası'nın değerlendirmesi, kamuoyundaki yasak izlenimine karşın Türkiye'de her dönem kenevir üretimi yapıldığını bildiriyor. Bu arşivde izin ve denetim mevzuatının ayrıntısı henüz doğrulanmış bir kaynağa bağlanmadı.

Kendir fabrikası için neden Taşköprü seçildi?

Kaynaklarda gösterilen nedenler arasında Sulukese Gölü'nün kükürtlü suyunun lifler üzerindeki olumlu etkisi bulunuyor. Havuzlama suyun bileşimine duyarlı bir süreçtir.

Kendir ile kenevir aynı şey mi?

Kendir, dar anlamıyla kenevir bitkisinin sapından çıkarılan lifin adıdır; yaygın kullanımda bitkinin kendisi için de kullanılır. Tarihsel kayıtlarda geçen kendir, lif için yetiştirilen endüstriyel keneviri anlatır.

Taşköprü Kendir Fabrikası neden kapasitesini dolduramadı?

Kaynak, bölgedeki 16-24 bin tonluk üretime karşın fabrikanın çeşitli nedenlerle kapasitesinin yarısı kadar kendir alabildiğini bildiriyor; nedenlerin dökümü bu arşivde doğrulanmış bir kaynağa bağlanmadı.

Kaynaklar

  1. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (2019). Kenevir ve Üretimi Üzerine Bir Değerlendirme. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
  2. Ceylan, O. (2021). Cumhuriyetin İlk Döneminde Geleneksel Bir Ürün: Kastamonu Kendirinin (Kenevir) Tarihsel Gelişimi (1923-1950). Belgi Dergisi 22: 195-218 (Pamukkale Üniversitesi)

Bu sayfanın kapsamı

Bu sayfa iki kaynağa dayanır: Ziraat Mühendisleri Odası'nın 2019 tarihli değerlendirmesi ve Belgi Dergisi'nde yayımlanan 1923-1950 dönemi çalışması. Her ikisinin de yazar künyesi bu arşivde henüz doğrulanmadı. Güncel üretim rakamları, ekim izni verilen iller ve mevzuatın ayrıntısı burada yer almaz. Sayfa Hint keneviri ve uyuşturucu kullanımı konusunu kapsamaz.

İlgili sayfalar