Osmanlı'da kendir: vergi, tahrir kayıtları ve ticaret (15.-17. yüzyıl)
Osmanlı döneminde kenevir tohumundan çok lifi için yetiştirildi ve arşiv kayıtlarında “kendir, kettan, kendir lifi, kendir teli, tel kendir” adlarıyla geçer.[1] Tahrir defterleri her kazanın kendir ve keten öşrünü ayrı ayrı kaydettiği için bugün 15.-17. yüzyıl Karadeniz'inde ne kadar kendir üretildiği yaklaşık olarak hesaplanabiliyor.[1]
Kısaca
- Kendir ve ketenden öşür alınıyordu; oran Tokat ve Ordu'da 1/5, Trabzon'da 1/10'du.[1]
- Ordu yöresinde tahmini kendir üretimi 1515'te 13.363 kg iken 1613'te 297.673 kg'a çıktı.[1]
- Samsun'a bağlı dokuz kazanın yaklaşık 5.600 hanesi, avârız yerine her yıl tersaneye kendir veriyordu.[1]
- Samsun ve çevresinde kendir ve keten, toplam tarım üretiminin %8-13'ünü oluşturuyordu.[1]
Vergi: öşür ve resim
Tahrirlerde kendir ve keten bazen ayrı ayrı, bazen “resm-i kendir ve kettân” ya da “öşr-i kendir ve keten” diye birlikte yazılır; bazen de bağ, bostan ve meyve ile aynı kalemde geçer. Bu yüzden iki ürünü birbirinden ayırmak her zaman mümkün değildir.[1] Ordu ve havalisinde ilk tahrirlerde meyve vergisi içinde sayılan kendir ve keten, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren “öşr-i kettân ve öşr-i kendir” diye ayrı yazılmaya başlar.[1]
| Bölge | Öşür oranı | Not |
|---|---|---|
| Tokat ve yöresi | 1/5 | Tahrirlerde bazen “öşür”, bazen “resm” olarak geçer |
| Ordu ve yöresi | 1/5 | “Öşr-i kettân ve kendir”, “resm-i kendir ve kettân” |
| Trabzon ve yöresi | 1/10 | 16. yüzyılın ikinci yarısı |
Tahrirlere göre üretim
Araştırmacı, öşür miktarlarından yola çıkarak toplam üretimi tahmin etmiş ve bir batmanı ortalama 15 akça üzerinden değerlendirerek kilograma çevirmiştir. Rakamlar yalnızca tahrir defterlerine dayanan tahminlerdir.[1]
Kastamonu bölgesinde kendirin en yaygın ekildiği yer Taşköprü'dür: 1486'da bölgedeki kendir üretiminin yaklaşık %93'ü, 1560'ta %97,93'ü Taşköprü'den geliyordu. Kastamonu, İnebolu ve Sinop'ta ise ağırlık ketendeydi.[1] Samsun'da kendirin en yoğun ekildiği kazalar Arım (Çarşamba), Terme ve Ünye'dir.[1] Araştırmanın sonucuna göre kendirin en yoğun ekildiği yerler Samsun, Çarşamba, Terme, Ünye, Taşköprü, Ordu ve Giresun; ketenin ise Rize, Of, Trabzon, Kastamonu, Sinop ve Tokat'tır.[1]
Ocaklık: tersaneye bağlı kendir köyleri
Donanmanın kendirini yetiştirenler, avârızları karşılığında ocaklık olarak her yıl devlete kendir vermekle yükümlüydü. Belgelerde bu haneler “hâne-i kendirciyân” ve “hânehâ-i kendirzâdegân” diye geçer. Samsun'a bağlı dokuz kaza ocaklıktı; kaynakta Arım, Terme, Ünye, Hisarcık, Ayvacık, Ökse, Fenaris ve İfrâz-ı Fenaris sayılır (Ayvacık iki kez yazılmıştır), 1643 kaydında ayrıca Akçay geçer. Her ev bir avârız hanesi sayılıp hane başına 40 kıyye hesaplanıyor, 5.612 haneden yaklaşık 5.100 kantar (285.600 kg) kendir toplanıyordu.[1]
Hane sayısı yıllar içinde pek değişmedi: Kasım 1643'te 275 köyde 5.605 hane vardı; yaklaşık otuz yıl sonra sayı 5.497'ydi. Yükümlü bazı haneler kendilerini vergiden muaf zümrelere yazdırmaya çalıştı; bu durumda kadının önderliğinde kendir emini ve yerel yöneticilerle yeniden tahrir yapıldı.[1]
Fiyat ve alım
Taşköprü kadısına yazılan bir hükme göre Kırankir köyünden mîrî kendir haneleri, kendirlerinin âlâsının batmanı 19, ortasının 14, düşüğünün 12 akçadan alınageldiğini bildirdi.[1] Ocaklık dışındaki alımlarda üreticiye belirlenen narh üzerinden ödeme yapılırdı; gerekli para “Samsun iskelesi mukataası” ve “Ünye mubâyaa akçesi” gibi gelirlerden, yetmezse tersane hesabından karşılanırdı. Devlet kalite kontrolü yapılmadan mal teslim almazdı.[1]
“Madrabaz” denen fırsatçı esnaf, halktan ucuza aldığı kendiri devlete pahalıya satmaya çalışırdı. Bir belgede madrabazların kendir eminine “kendirin kantarını 200 akçadan alırsanız alın yoksa aldırmam” dediği kayıtlıdır.[1] Bir kalyon için 100-200 kantar kendir gerekiyordu; donanmanın yıllık ihtiyacı 5.000, 9.000, 15.000, hatta 20.000 kantara çıkabiliyordu.[1] Kendir eminliği görevi Osmanlı donanması ve kendir maddesinde.
Ürünler: kınnaptan halata
| Ürün | Tanım | Kayıtlı çeşitler |
|---|---|---|
| Kınnap | En ince ürün; iki ya da üç telli, en iyi liften yapılır | Halkalı, örme, uç, ikili, üçlü kınnap |
| Sicim | Kınnaptan kalın | Argalya, franya, pazar sicimi, bel ipi |
| Urgan | Kullanım alanı en geniş ürün; bağlama, sarma, balyalama | Yarımlık, üçyüzlük, okkalık, beşyüzlük, birbuçukluk, ikilik, ikibuçukluk |
| Halat | Urgandan kalın, 5-50 kg, 100 metreye kadar; çoğunlukla gemiler için siparişle | Belirli bir çeşidi yok |
Arşiv belgelerinde tersane mahzenlerinde yapılan urganlar için yuma, ucruk urganı, resen mavna, beze, mavna gügen, eşek urganı, yama, yaka, kevkan ve isparçina adları geçer; yama ve isparçina kerestenin dağdan indirilmesinde kullanılırdı. Mahzende “kendir üstüpüsü” ve “kara üstüpü” de üretilirdi. Halat bükerken kalan uçlara “çime” denirdi; bir yılda biriktirilen çimeden 161 kantar kendir tasarruf edildi.[1] Lifin hazırlanması kenevir ipi ve kendir halatı maddesinde.
Ticaret ve sevkiyat
Kastamonu'da kendir ve kendir ürünlerinin satıldığı ve ihracat bağlantılarının yapıldığı bir Kendir Hanı vardı; donanmanın ihtiyacı olan ürünler ve tüccarların aldığı yarı mamuller İnebolu iskelesinden gönderilirdi. Urgancılığın önde olduğu Kastamonu'da bir başkan ve dört üyeden oluşan bir lonca teşkilatı bulunuyordu.[1] Samsun limanından Kefe ve başka şehirlere de kendir gönderilir, donanmanın kendiri Galata'daki Rençberli Han'a taşınırdı. Sinop, Samsun ve Ünye'de devlete ait mahzenler vardı; en büyüğü Samsun'daydı ve kapasite yetmeyince yaklaşık 400.000 akça harcanarak genişletildi.[1]
Mahzende bükülen urganlar kale erlerinin yardımıyla karadan kağnılarla, denizden küçük teknelerle Samsun limanına getirilir, oradan tersane gemileriyle Galata'ya gönderilirdi; gemiler yetmezse “rençber gemileri” denen tüccar gemileri kiralanırdı. Trabzon ve havalisinde ise mumdan sonra ikinci sırada keten bezi ihraç ediliyordu.[1]
Bu sayfanın sınırı
Bu sayfadaki bütün sayılar tek bir arşiv çalışmasına dayanır ve araştırmacının tahrir defterlerinden yaptığı tahminlerdir. Çalışmanın Kastamonu bölgesine ait tablosunda toplam satırı ile kaza değerleri birbirini tutmadığı için o tablo grafiğe dönüştürülmedi; yalnızca metinde verilen oranlar aktarıldı. Ölçü birimlerinin (batman, kıyye, kantar) çevirisi o çalışmanın değerleridir; kantar ve kıyye maddesine bakınız.
Sık sorulan sorular
Osmanlı'da kendirden hangi vergi alınırdı?
Ocaklık ne demek?
Osmanlı'da kendir ne kadara satılırdı?
Kendirden hangi ürünler yapılırdı?
Kaynakça
Metin içindeki numaralar aşağıdaki künyelere karşılık gelir. Biçim: Yazar, Kurum / Dergi, Yıl.
- Taştemir, M. (2003). Karadeniz Bölgesinde Kendir-Keten Üretimi ve Kullanım Alanları (XV. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl ilk yarısı). Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 8: 1-24
İlgili maddeler
Bu maddeyle doğrudan bağlantılı, kütükte kayıtlı sayfalar.