Araştırma özeti · KF-ARS-033
Vezirköprü üreticisi kenevir üretimini neden bıraktı?
2019'da Vezirköprü kenevir üretiminde merkez seçildi ve üretici sayısı bir yılda ikiye katlandı. İki yıl sonra aynı sayı dörde bölünmüştü. Bu anket, o iniş sırasında tarlada olan üreticilere ne olduğunu soruyor.

Tek cümlede bulgu
- Pazarlama sorunlarının başında pazar yapısının yetersizliği (%84,74) ve istenilen zamanda alıcı bulunamaması (%81,35) geldi.
- Üreticilerin %74,60'ı ürününü toptancı aracılığıyla pazarlıyordu; kendi pazarlayan oran %6,80'de kaldı.
- İlçede üretici sayısı 2019'da 59 iken 2021'de 15'e, lif ekim alanı 141 dekardan sıfıra indi.
Araştırma sorusu
2019 Ocak'ta hükümet kenevir üretimine ağırlık verdi ve Vezirköprü bu işin merkezi seçildi. Bölgede üretim, üretici ve beklentiler ne yönde değişti? Çalışma üreticilerin mevcut kapasitelerini, pazarlama imkânlarını, karşılaştıkları sorunları ve devletten beklentilerini ölçmeyi amaçlıyor.
Yöntem
2019-2020 döneminde, Vezirköprü ilçesinde kenevir yetiştiriciliğinin en yoğun yapıldığı Narlısaray çevresinde, 2019'da faal olan 59 üreticinin tamamıyla (tam sayım) 50 soruluk yüz yüze anket yapıldı. Veriler SPSS'te işlenip üreticilerin toplam gelirine göre üç gelir grubunda çapraz tablolara dönüştürüldü; gruplar arası farkları sınamak için ki-kare analizi uygulandı. Birincil veriye ek olarak İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kayıtları, TÜİK ve FAO istatistikleri kullanıldı. Mevcut durum ayrıca SWOT analiziyle değerlendirildi.
Bulgular
Pazarlama aşamasındaki sorunların başında pazar yapısının yetersiz olması (%84,74) ve istenilen zamanda alıcı bulunamaması (%81,35) geldi; fabrikaların açılmaması %42,37, üreticiler arasında birlikteliğin olmaması %27,11 oranında bildirildi. Üretim aşamasında en sık bildirilen sorun girdilerin pahalı olmasıydı (%88,10); onu pazarlama sorunu (%76,30) ve piyasaların belirsizliği (%74,60) izledi. Pazarlama kanalı büyük ölçüde aracıydı: üreticilerin %74,60'ı toptancı aracılığıyla, %20,30'u TİGEM üzerinden satıyordu, kendi pazarlayan oran %6,80'de kaldı. Üreticilerin %86,40'ı tohumunu kendi üretiyordu. Kenevir yetiştirmeyi tercih gerekçesi olarak arazi ve iklim uygunluğu (%66,10) ile bölgenin merkez seçilmesinden sonra oluşan pazar talebi (%64,40) öne çıktı. Sorun karşısında üreticilerin %52,54'ü kendi tecrübesine, %35,59'u tarım müdürlüklerine başvuruyordu; bölgede kenevir yetiştiriciliğine dair hiçbir eğitim verilmediği tespit edildi. İlçe kayıtlarına göre üretici sayısı 2018'de 29, 2019'da 59, 2020'de 39, 2021'de 15'e indi; lif ekim alanı 2019'da 141 dekar iken 2020'de 14 dekara düştü ve 2021'de lif üretimi hiç yapılmadı, üretim tohuma kaydı. Ki-kare analizinde gelir grupları arasında bildirilen sorunlar bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. SWOT'ta zayıf yönler arasında kenevir işleme fabrikalarının olmaması, hasat makinesinin bulunmaması ve devlet teşviki verilmemesi sayıldı. Üreticiler bölgenin merkez seçilmesinden başta memnun olduklarını, ancak beklentilerin karşılanmadığını, alıcı çıkmadığını, fabrika kurulmadığını ve sapların ellerinde kaldığını bildirdi.
Sınırlılıklar
Bu bir beyan verisidir: üreticinin sorun sıralaması kendi ifadesine dayanır, bağımsız olarak doğrulanmamıştır. Örneklem tek ilçedir (Vezirköprü, ağırlıkla Narlısaray) ve tam sayım olduğu için o ilçe adına güçlüdür, ancak Türkiye genelini temsil etmez. Anket 2019-2020 döneminde tek kesitte yapıldı; kararların yıllar içindeki değişimi izlenmedi. Gelir grupları arasında bildirilen sorunlarda anlamlı fark çıkmaması, farkın olmadığını kanıtlamaz — 59 kişilik örneklem küçük alt gruplara bölündüğünde ki-kare testinin ayırt etme gücü düşer. Çalışma sorunlar ile üretimden çekilme arasındaki ilişkiyi nicel olarak kurmaz: üretici sayısındaki düşüş ilçe tarım müdürlüğü kayıtlarından, sorunlar ise anketten gelir; ikisi aynı yönü gösterir ama nedensellik test edilmemiştir. Ayrıca makalenin Sonuç bölümü, kendi anket verisinden gelmeyen ve kaynak gösterilmeyen iddialar içerir ("bir dönüm kenevir 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir", "en doğal radyasyon temizleyicisidir" gibi); bu sayfa yalnızca çalışmanın kendi anket bulgularını aktarır, o iddiaları aktarmaz.
| Sorun | Üretici sayısı | Oran |
|---|---|---|
| Pazar yapısının yetersiz olması | 50 | %84,74 |
| İstenilen zamanda alıcı bulunamaması | 48 | %81,35 |
| Diğer (başta fabrikaların açılmaması) | 25 | %42,37 |
| Üreticiler arasında birlikteliğin olmaması | 16 | %27,11 |
| Sorun | Oran |
|---|---|
| Girdilerin pahalı olması | %88,10 |
| Pazarlama sorunu | %76,30 |
| Piyasaların belirsizliği | %74,60 |
| İşgücü yetersizliği | %3,40 |
| Teşvik olmaması ve hasat makinesi bulunmaması | %1,70 |
| Yıl | Lif alanı (da) | Tohum alanı (da) | Lif (ton) | Tohum (ton) | Üretici |
|---|---|---|---|---|---|
| 2018 | 54 | 59 | 8 | 3 | 29 |
| 2019 | 141 | 287 | 18 | 15 | 59 |
| 2020 | 14 | 1456 | 11 | 30 | 39 |
| 2021 | — | 103 | — | 4 | 15 |
| Kanal | Oran |
|---|---|
| Toptancı aracılığıyla | %74,60 |
| TİGEM üzerinden | %20,30 |
| Kendi pazarlaması | %6,80 |
| Tohumu kendi üretimi | %86,40 |
| Tohumu kooperatiften | %13,60 |
Bu çalışmayı alıntıla
Yıldırım, A., Kızılaslan, H. (2023). Samsun İli Vezirköprü İlçesinde Kenevir Yetiştiriciliği, Üretim ve Pazarlama Sorunları.
Gaziosmanpaşa Bilimsel Araştırma Dergisi 12(3): 171-183
Sık sorulan sorular
Kenevir üretimi neden yaygınlaşmıyor?
Bu çalışma tek bir ilçeyi ölçüyor ve orada en sık bildirilen engeller pazar tarafında: pazar yapısının yetersizliği (%84,74) ve istenilen zamanda alıcı bulunamaması (%81,35). Üretim tarafında girdi maliyeti (%88,10) öne çıkıyor. Üreticiler işleme fabrikasının kurulmamasını ve sapların ellerinde kalmasını da bildirdi. Bunlar üretici beyanıdır; ülke genelinde neden yaygınlaşmadığının cevabı değildir.
Üretici sayısı gerçekten düştü mü?
İlçe tarım müdürlüğü kayıtlarına göre evet: 2018'de 29, 2019'da 59, 2020'de 39, 2021'de 15 üretici. Lif tarafındaki düşüş daha keskin — 2019'da 141 dekar olan lif alanı 2020'de 14 dekara indi, 2021'de hiç lif üretilmedi. Üretim tohuma kaydı. Bu sayılar anketten değil resmi kayıttan gelir.
Üretici ürününü kime satıyor?
Ağırlıkla aracıya: %74,60 toptancı aracılığıyla, %20,30 TİGEM üzerinden. Kendi pazarlamasını yapan oran %6,80. Tohumda ise tablo tersine dönüyor — üreticilerin %86,40'ı tohumunu kendisi üretiyor, yalnızca %13,60'ı kooperatiften alıyor.
Gelir düzeyi yüksek üretici daha az sorun bildiriyor mu?
Bu veride öyle bir fark görünmüyor. Ki-kare analizinde üç gelir grubu arasında bildirilen sorunlar bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Ancak bu farkın olmadığının kanıtı değil: 59 kişilik örneklem üç gruba bölündüğünde testin ayırt etme gücü düşer.
Bu çalışmaya atıf yapan sayfalar
Aşağıdaki sayfalar bu araştırmaya atıf yapıyor.